1999 yılında o zamana kadar pek kimsenin adını duymadığı Rolf Jensen, geleceğin toplumunun ve iş dünyasının nasıl olacağını öngören Düş Toplumu adlı kitabı yazdı ve o gün söylediği her şey bugün doğru çıktı. 

Kopenhag Gelecek Etütleri Enstitüsü (Copenhagen Insttitute for Future Studies) uzun yıllardır şirketleri, piyasayı ve tüketicilerin davranışlarını inceleyen, gelecekle ilgili tahminler yapan, dünyanın önde gelen fütürist düşünce kuruluşlarından birisiydi fakat global çapta tanınmasını ve dünyanın önemli danışmanlık merkezlerinden birisi olmasını sağlayan şey 15 yıllık çalışmalarının sonucu, enstitünün o zamanki direktörü Profesör Rolf Jensen’in yazdığı "Düş Toplumu" kitabı oldu.  

Bilgi Toplumu’ndan Düş Toplumu’na 
Rolf Jensen neden bugünün toplumu için düş toplumu tanımı yaptığını Capital Dergisi’ne verdiği röportajda şöyle anlatıyor: “İnsanlık önce avcı-toplayıcı toplum dönemini yaşadı, ardından tarım toplumuna geçildi. Tarım toplumu 10 bin yıl sürdü. 1750´lerde ise buharlı motorun keşfiyle sanayi devri başladı. 1950´lerde bilgi toplumuna geçildi. Görünen o ki bilgi çağı fazla uzun sürmeyecek, 10-20 yıl içinde başka bir dönem açılacak. Ben gelecek bu yeni döneme ‘düş toplumu’ adını uygun gördüm. Bu işletmelerin, toplulukların, fert olarak insanların sadece verileriyle değil, hikayeleriyle de gelişip serpilecekleri yeni bir toplumdur.” 

Jensen’in bu tanımı yapmasındaki en önemli sebep geleceğin toplumunu düş gücünün ve hikayelerin yönlendireceğine inanmasıydı. İnandığı birçok şey bugün doğru çıktı. İçinde yaşadığımız yeni toplum macera, duygular, hayaller ve manevi değerler üzerine kurulmuş vaziyette ve torunlarımız geçmişi insani değerlerin fazla önemsenmediği bir dönem olarak değerlendiriyor. Rekabette öne geçmek isteyen şirketlerin insanların duygularını izlemeleri, duyguları yansıtan ve hikayesi olan ürünler yaratmaları gerekiyor. Duygular ve hayaller toplum davranışını belirlemekte gitgide daha önemli hale geliyor. Ve insanların çoğu bir ürünü özellik ve faydası için değil deneyimi, yani aslında hikayesi için satın alıyor.

Politik Tüketici
Rolf Jensen’in bugün için yaptığı en önemli öngörülerden birisi de politik tüketicinin ortaya çıkışı. İnsanlar artık sadece seçim günlerinde sandık başında oy kullanmıyor, alışveriş sepetine attığı her ürünle bir seçim yapmaya başlamış durumda. Tüketicilerin ürün veya hizmet alırken karar vermelerini sağlayan etken, ürün ve hizmetlerin arkasındaki politik hikayeler oluyor. Örneğin çevre dostu deodorant seçiyor, hayvan haklarını gözeten firmaların ürettiği etleri alıyoruz. Rekabette öne geçmek isteyen şirketlerin insanların duygularını izlemeleri, duyguları yansıtan ve hikayesi olan ürünler yaratmaları gerekiyor. 

Hikâye ve Hikayeciler Pazarı
Jensen, Düş Toplumu kitabının ikinci bölümünde Bilgi Toplumu’nda işlerin belirleyicisinin bilgi teknolojisi olduğunu, Düş Toplumu’nda ise işimizin itici gücünün verilerle birlikte anlatılan hikayeler olacağını yazıyor. “Hikâye ve Hikayeciler Pazarı” başlığı taşıyan bu bölümde bazı pazarların öne çıkacağını vurguluyor. 

Macera Pazarı: İnsanlar her zaman maceraya ilgi duymuştur. Heyecan, aksiyon, cesaret hikayesi veren markalar tüketiciler için vazgeçilmez ürünler yaratırlar. 
Birliktelik, Arkadaşlık ve Sevgi Pazarı: Duygusal tatmin düş toplumunda temel esastır. Bu dönemde markalar kişiler arası ilişkiler, aile, dostluk, arkadaşlık hikayeleri üzerinden ürün ve hizmetlerini sunmalılar.  
Şefkat Pazarı: 21. yüzyılda maddi refah seviyesi artacak ve insanlar manevi değerlere yönelecekler. Başka insanlara, hayvanlara ve doğaya karşı şefkatli bir davranış sergileyecekler. Yeşil yaklaşım ve hayvan hakları önemli konular olacak.
Ben Kimim Pazarı: İnsan var olduğundan beri kim olduğunu anlatacak bir hikâye yaratır. Taşıdığımız çanta, giydiğimiz ayakkabı, bindiğimiz araba bizi kim olduğumuzun hikayesini taşır. Ürünün kendisi ikinci derecede önemli olacak. 
Rolf Jensen’in bundan 20 yıl önce söyledikleri bugün gerçekleşmiş durumda. Şirketler bugün hikayelere çok daha fazla önem veriyorlar. Nike, Toms, Coca-Cola gibi şirketlerin kendi hikaye anlatıcıları var. Liderler, pazarlamacılar, satışçılar hikayeleştirme eğitimleri alıyor. Dünya hızla bilgi toplumundan hikaye toplumuna geçiyor. Büyük bir fütürist olan Rolf Jensen’in söylediği şu sözler hikayelerin gelecekte de hayatımızda çok önemli bir rolü olduğunu belirtiyor. “Geçtiğimiz yüzyılda ürünü en iyi olan şirketler yarışı kazandı. Ama 21. yüzyılda en iyi öyküsü olan şirketler kazanacak. Geleceğin pazarında başarı arayan herkes birer hikayeci olmak zorunda kalacak.”

Etkinlik ve eğitimlerimizden haberdar olmak için bültenimize üye olun